engel her yerde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engel her yerde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2025

Poylin P265 Arazi Tip Akülü Tekerlekli Sandalyeden yaka silktim, Tekerlekli Sandalye Dünyası'nı tavrı nedeniyle Tüketici Hakem Heyetine başvurdum...

 

Tekerlekli Sandalye Dünyası


Sayın yetkili…  

26.04.2025 tarihinde ticari unvanı Poylin Medikal Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait, Poylin P265 Arazi Tip Akülü Tekerlekli Sandalyeyi Kadıköy’de bulunan Tekerlekli Sandalye Dünyası adlı firmadan 70.000- TL’ye aldım. 

Bu akülü tekerlekli sandalyenin sol motoru bana teslim edildikten 15 gün sonra 11.05.2025 tarihinde bozuldu. Sol motoru bozulmuş olan bu tekerlekli sandalye ile 13.05.2025 günü saat 13:00 civarında Kadıköy’de bulunan Tekerlekli Sandalye Dünyası adlı dükkana toplu taşımayı kullanarak bizzat giderek bu durumu onlarında gözlemlemesini sağladım. Dükkanda bulunan kameralardan durumu kontrol edebilirsiniz, nasıl zorlandığımı görebilirsiniz. 

Bu bozulma, hem sandalyenin dijital ekranından sesli ve yazılı olarak da bana ‘Sol Motorda Arıza’ bildirildi, hem de Kadıköy’de bulunan Tekerlekli Sandalye Dünyası adlı dükkana gidip gelirken tekerlekli sandalye ara ara sola doğru döndü veya olduğu yerde takılı kalıp ilerlemedi. 

Kadıköy’de dükkanda görüşmem sonrası tekerlekli sandalye 15.05.2025 günü servis yoluyla benden alınıp tamire götürüldü. O gün teslim alan yetkiliye “sol motordaki bu bozulma tamir ile düzeltilebileceğini sanmıyorum, bu sebeple motorun tamirinin değil, motorun değişimini istiyorum” dedim ve bana akülü tekerlekli sandalyeyi bana satana da WhatsApp yoluyla da “motoru tamir etmeyin, motoru değiştirin” diye yazdım ve tekerlekli sandalyeyi teslim ettim. 

Tekerlekli sandalye fabrikada on beş gün geçirmeden bana teslim edildi, edildi ama bizim kişisel zorlamalarımız sonrası teslim edildi. Bizim esnafımız hep böyle, yani ürünü sattıktan sonra ilgilenmez, telefonlarımızı açmadılar, “ürün tamir için sırada” dediler, telefonlarımızı meşgule atıp geri aramadılar. 

Onların bu umursamaz tavırları sonrası akülü tekerlekli sandalye servise tamire gittikten on bir gün sonra 26.05.2025 tarihinde teslim edileceğini” söylediler ve 2010 yılından bu yana sokaklarda akülü tekerlekli sandalye kullanan bana “bu motorun kullanıcı hatası yüzünden bozulduğunu, bir yere çarpmışsınız” denilerek de bana iftira attılar. 

26.05.2025 günü akülü tekerlekli sandalyem servis tarafından bana teslim edildi, bende o gün Kadıköy’de bulunan Tekerlekli Sandalye Dünyası adlı mağazaya giderek “serviste yapılan işlemin dökümünü istiyorum” dedim. Bir saatte toplu taşımayla gittiğim mağazada bana iki dakika ayırarak “döküm için gerekli yazışmayı yaptık, size PDF olarak gönderilecek” denildi, bende oradan ayrıldım. Bu PDF dosyası bana o gün de gönderilmedi, daha sonra da gönderilmedi. 

Haziran ayının ilk haftası tekerlekli sandalyeyi aldıktan kırk gün sonra Kurban bayramı için memlekete gittim, ama akülü tekerlekli sandalyemin bu seferde şarj cihazı bozuldu. Şarj olurken normalde çıkarttığı fan sesini çıkarmadı ve yeterli şekilde şarj yapmadı, bende İstanbul’dan dokuz yıldır kullandığım eski tekerlekli sandalyenin şarj cihazını otobüsle getirttim ve o gün bugündür hep onunla şarj ettim. 

12.07.2025 günü saat 17:00 gibi Söğütlüçeşme’de bulunan Tekerlekli Sandalye Dünyası'na uğrayıp akülü tekerlekli sandalye ile gelen ve bozulan şarj cihazını teslim ettim, “bir ay önce Kurban bayramına gittiğim memlekette de birden bire bozuldu ve o gün bugündür eski tekerlekli sandalyemin şarj cihazını kullanıyorum” dedim. Onlarda “sizi birkaç gün sonra arayacağız, önümüzdeki hafta ya tamir edecekler ya da yenisini verecekler” dedi. Ticari etik ile alakası olmayan bu arkadaşlar beni yine aramadı, sormadı. Ben iki aydır orijinal şarjının bana iadesini bekliyorum. 

Akülü tekerlekli sandalye 7.09.2025 tarihinde tekrardan sorun çıkarmaya başladı, ilk geldiğinde bozulan ve tamir gören sol motoru ses çıkarmaya başladı. Bu sol motordaki ses çok yakında beni tekrardan yolda bırakacak gibi, çok yakında akülü tekerlekli sandalyesiz kalacak gibiyim. 

Sol motor üç ay önce bozulduğunda, tekerlekli sandalye fabrikasına gittiğinde dedim ki “bakın bu tür cihazlarda bir bozulma yaşandığında tamir olmaz, tamir yapmayın lütfen bu motoru değiştirin”, ama onlar motoru değiştirmek yerine motoru tamir ettiler. Tamir sonrası tekerlekli sandalye bana teslim edildikten sonra iki defa “fabrikada yapılan işlem için evrak istediğim halde bana “göndereceğiz” “vereceğiz” dediler, ama bunu yapmadılar. Ayrıca 12.07.2025 günü bozulan şarj cihazını Kadıköy’e mağazaya teslim etmiştim, o gün bana “sizi iki gün sonra arayacağız” dediler, ama iki ay olmasına rağmen beni hâlâ aramadılar. 

Bu türden insanlarda nasıl bir iş ahlakı var? Nasıl bir ticari kafa var? Nasıl bir esnaflık var? Bilmiyorum. Bu arkadaşların elinde bulunan ticari unvan evraklarının iptal edilmesi gerek ve hiçbir zaman ticarethane kurmasına izin verilmemesi gerek. 

Sizden ricamdır; bana yardımcı olmanız, yönlendirme yapmanız, çünkü tekerlekli sandalyemle oradan oraya koşmaktan, koşturulmaktan çok yoruldum. Ben bu akülü tekerlekli sandalyenin satışının iptal edilmesini ve ödemiş olduğum 70.000- TL’nin faizi ile bana geri ödenmesini istiyorum. 

Ekte bulunan iki evrak ise; akülü tekerlekli sandalye bana satışının yapıldığı ilk gün verilen iki evraktır.

Teşekkürler. 


     


15.11.2025 
Yedi ay önce almış olduğum akülü tekerlekli sandalye için çıkarttığı sorunlar nedeniyle iki ay önce Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yapmıştım. İki ayı aşkın süre sonra dün 12:00'de arandım ve bugün 13:00'de akülü tekerlekli sandalyenin kontrolü gelinip bizzat yapıldı. Dün 12:00 gibi Zeytinburnu kaymakamlığı adına çalışan Bilge hanım "akülü tekerlekli sandalye için bir başvuruda bulunmuşsunuz, ben kaymakamlık tarafından görevlendirildim, konu ile yarın gelip akülü tekerlekli sandalyeyi görmek istiyorum, yardımcı olacak biri var mı?" Dedi, bende "tabi ki annem size yardımcı olur, tekerlekli sandalyeyi size gösterir, sorun yok" dedim. Bugün saat 13:10 civarında Bilge hanım geldi ve annem ve ortanca kardeşim ile beraber kaldırımda duran tekerlekli sandalyemin sorunlarını tek tek söylediler. Bu 15 dakikada ben ise pencerede ayakta idim ve gerekli yerlerde müdahale ettim, "sol motor 15 gün sonra bozuldu, değiştirilmesini istedim ama tamiri yapıldı" dedim, "son aylarda sağ motordan gelen sesi ve yakında sağ motorda bozulacak" dedim, tekerlekli sandalyeyi aldıktan iki ay sonra şarj cihazı bozuldu" dedim. Kısacası ne sorun varsa, tek tek güzelce her şeyi anlattık. Bilge hanım bazı sorular sordu, notlarını aldı ve birkaç resim çektikten sonra "satıcıdan savunma alındı, sizden de sorularıma cevaplarımı aldım, bunları Tüketici Hakem Heyeti'ne ileteceğim, değerlendirme sonrasında kararı onlar verecek" dedi ve gitti. 

3.12.2025
Bugün öğleyin Zeytinburnu kaymakamlığı İlçe Tüketici Hakem Heyeti başkanlığından bir tebligat aldım. Gelen tebligatta “9.09.2025 tarihinde şikayet ettiğim akülü tekerlekli sandalye konusunda kurulun lehime karar verdiği” yazıyordu. 

KARAR 
1-Başvuru sahibinin KABULÜNE;

2-Şikayet edilen POYLİN MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından şikayete konu olan ürün iade alınarak bedeli olan 70.000,00-TL bedelin Hakem Heyetine başvuru tarihi olan 09.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İADESİNE;

3-İş bu kararın yerine getirilmemesi halinde, 6502 sayılı Kanunun 70. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iş bu kararın, İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceğine;

4-7320750841 Vergi Kimlik Numaralı, karşı taraf POYLİN MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, 6502 sayılı Kanunun 70. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 100,00-TL tebligat ve 2.281,50-TL bilirkişi ücretini kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, bütçeye gelir kaydedilmek üzere, HİSAR VERASET VE HARÇLAR VERGİ dairesi müdürlüğüne ödemesine ve ödemeye ilişkin makbuzu Tüketici Hakem Heyetimize ibraz etmesine;

5-6502 sayılı Kanunun 70. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tarafların Tüketici Mahkemesine itiraz hakları açık olmak kaydıyla toplantıya katılan üyelerin oy birliği ile karar verildi.

Tüketici Hakem Heyeti kararları, İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açıktır. 



30 Eylül 2024

Abdi İpekçi spor kompleksi açıldı...

Dün Zeytinburnu'nda yenilenmiş olan Abdi İpekçi Spor salonunun yeni kompleksinin açılış töreni vardı. Açılışı sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacağı için buralar karışıktı, neredeyse her yer kapalıydı. 

Ben, Marmaray'ın Kazlıçeşme istasyonuna gidip Ayrılık çeşmesi'ne geçip Nautilus alışveriş merkezine gittim. Marmaray'ın Kazlıçeşme istasyonuna gidene kadar da çok zorluk çektim, çünkü o açılış nedeniyle bölgede yaya geçidi ve trafik ışıklarıyla araç yolları kapalıydı.

Bunun yanı sıra Kazlıçeşme istasyonu ve istasyona giden son yüz metre de çok kalabalıktı, istasyona varana kadar defalarca toplanmış olan beş altı kişilik insan kalabalığını aşmak zorunda kaldım. Bazısı hemen yol verdi geçtim, bazısı umursamadı bekletti. Özellikle üç dört kişilik bir grup istasyona giden kaldırımı kapattığı için beni deli etti. 

 
Her zaman üç dört dakika içinde gittiğim o mesafeyi on dakikada gittim. Bölgede zaten daracık bir kaldırım var, ya kaldırımda durup muhabbet ediyorlar ya da yan yana yürüyüp arkadan gelenleri engelliyorlar. Sağlığı yerinde olan yürüye bilenler kaldırımdan araç yoluna inip o yan yana olan üç dört kişilik grupları geçiyor, ama biz tekerlekli sandalyeliler ya on defa "pardon yol verir misiniz" diyeceğiz ya da onlarla beraber hareket edeceğiz. 

Tam istasyona ulaştım bu seferde ayaklarımda bacaklarımda kasılma titreme başladı, çünkü hem o öbek öbek gruplaşmaların umursamazlıklara sinirlendim beni çileden çıkardı hem de onları geçerken çukurları hızlı geçmek zorunda kaldım. 

Bir değil iki değil üç değil, yüz metre içinde beş altı grubu aşmak zorunda kaldım. Hatta istasyon içinde kasılan titreyen ayak ve bacaklarım için bana yardımcı olmak isteyenleri durdurup "sorun yok birazdan geçer" dedim. Hem düşüncesizce umursamazca kaldırımı kapatıyorlar hem de yardım etmeye çalışıyorlar. 

Ben kaldırımın ortasında sohbet muhabbet olan onları aşmak zorunda mıyım, ben otuz defa "pardon" demek zorunda mıyım? 



ASYA İLE AVRUPA'YI BİRBİRİNE DEMİRYOLU İLE BAĞLAYAN SON DERECE GÜZEL BİR ULAŞIM AĞI YAP, AMA EN ÖNEMLİ İSTASYONU KAZLIÇEŞME'YE ÜÇ KİŞİNİN YAN YANA GİDEBİLECEĞİ KALDIRIMI OLMASIN. 

İNSANIMIZ KADAR BELEDİYELERİMİZDE DUYARSIZ. 

15 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023 seçimi...

Dün sabah kahvaltıyı yapar yapmaz hemen dışarıya çıktım. Biraz sokakta zaman geçirdikten sonra tekerlekli sandalyemle sokağın yukarı tarafına Belediye sokağa eczanenin önünde kaldırımda bir köşeye yanaştım. 


Orada, hem bir buçuk saat boyunca bolca güneşlendim çünkü hava çok güzeldi, hem de oy kullanmaya gidenleri seyrettim. Bugün Türkiye genelinde hem Cumhurbaşkanlığı hem Milletvekilliği seçimi olduğundan her yer çok kalabalıktı, insan ve araç sirkülasyonu hiç durmadı. 


Ben tekerlekli sandalyeli olduğum için oyumu kullanacağım Fatma Süsligil okulunun bahçesine saat 14:30 civarında girip etrafı gözlemledim. Okul binası içine ise küçük kardeşimle girdim, ben bahçeden okula doğru giderken küçük kardeşim yanıma geldi ve onunla beraber binaya girdim. 


Okulun içinin daha çok kalabalık olduğunu görünce şaşırdım ve kardeşimi takip ederek oyunu kullanacağım odanın önüne kadar gittim. Koridorda bir ara çoktandır görmediğim çocukluğumdan tanıdığım kasetçi Levent ağabeyi gördüm, onunla selamlaşıp tokalaştıktan sonra kardeşimi takip etmeye devam ettim. 


Kardeşimle beraber kalabalığı aşarak sandığımın olduğu oda önüne gittikten sonra ben sıraya girmeyip bir köşede bekledim. Ama seçim davet kağıdımı, kimlik kartımı ve engelli kimlik kartımı kardeşime verip içeriye gönderdim, onlarda hemen evraklarımı alıp beni öne aldılar öncelik verdiler ve bir dakika sonra içeriye girdim. 


İçeriye girince sandık kurulu ile karşı karşıya geldim, göz göze gelip selamlaştıktan sonra mühür, zarf, milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı pusulası bana teslim edilip kucağıma konuldu. 


Bende tekerlekli sandalyemle perde arkasında oyunu kullananın dışarı çıkmasını bekledikten sonra perdenin arkasına yöneldim. Oyumu kullanacağım yer çok dar bir alandı, ama tekerlekli sandalyemle masaya kadar zar zor yanaşıp ilk önce kucağımdakileri masaya koyup sonrasında mührü sol elime sıkıştırdım. 


Sonra biraz geri çıkıp mührü sandık kurulu başkanına geri uzattım, çünkü manevra yapacağım alan yoktu. Sandık başkanı benden mührü aldıktan sonra biraz daha geri çıktım ve "madem kardeşim yanıma gelemiyor, ben pusulaları katlayıp zarfa koyamam, buyurun içeri girin zarfa koyun" dedim. Sandık görevlisi olan o da içeri girip pusulaları zarfa koydu, ben ise pusulaları zarfa koyana kadar bekledim, onu seyrettim ve zarfı ondan alıp geri geri çıkıp sandığa attım. 


Eğer bir hırsız, bir kapkaççı veya eli çabuk biri değil ise sandığa attığım o evraklar benimdi… :) 


Ben perdenin arkasında oyumun işlemlerini hallettikten sonra bir avukat odaya girdi ve “neden orada yabancı biri var” demeye başladı, sandık grevlileri ile tartışmaya başladı. Ben zarfımı sandığa sokuştururken avukat sandık görevlilerine “neden sandıktan birileri yardım ediyor, refakatçisi yok mu?” Dedi, kardeşim de ona “biz engelli kartımızı da verdik ama ağabeyimin yanında gitmeme izin vermediler” dedi, avukat “içeriye yabancı girmemesi gerek” filan diye sandık görevlileri ile tartışırken ben zarfımı sandığa sokup odadan çıktım. 


Ben avukat ile tartışmasını bilir, onu yerin dibine sokardım herkesin içinde, ama o bir avukat ve polis çağırıp beni gözaltına aldırtma yetkisi var, yani bu yüzden de SALAĞA yatıp o bölgeden uzaklaştım. 


Sandık kurulunda her partiden biri var, benim de aklım başında ve sadece sol tarafım felç, oyumu kullanmışım ve zarfa sokulmasını takip etmişim sandığa atmışım. Avukat, sen benim tekerlekli sandalyemle oy kullanmam için ortamdaki fiziksel engelleri kaldıracağına, oyunu iradesi ile basan, zarfa konulmasını takip eden ve sandığa iradesi ile atanın oyunu iptal ettirmeye çalışıyor. 


Onu bunu bilmiyorum; oy vermeye sandığa giderken kimseyle selamlaşmayacaksın, çünkü karşı görüşte olanlar hemen teyakkuza geçip sizi mimliyor ve oyunuzu kullandırmamak için avukatlarla tepenizde bitiyorlar. 


Sanıyorum nedeni; çocukluk arkadaşım kasetçi Levent ağabeyim okul içinde selam verdi, benimle tokalaştı diye sol tarafı felç tekerlekli sandalyeli olan beni anında mimlediler ve sandığıma giderken avukat arkamdan gelmeye başladı, "oy vereceği yerde kimse olmayacak" demeye başladı. 


NOT: Benden sonra annem gidip aynı sandıkta oyunu kullandı, ama babam kullanmadı çünkü sol tarafı felç bir tekerlekli sandalyeli olan bana bunu yapanlar, Alzheimer hastası babama kim bilir nasıl muamele yapar. Oysaki babam, beni mimleyenlerin zihniyetindeydi. 




12 Aralık 2022

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) Şile kampı tepkim...


12.12.2022 

Bugün saat 14:30’da aşağıdaki metni İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çözüm merkezine gönderdim. Kısacası; üç dört önce yaşamış olduğum ve beni çok yaralayan bir olay sonrası belediyede bulunan iletişim bilgilerimin silinmesini ve bana ulaşılmamasını istedim.

"

Sayın yetkili, 6.12.2022 günü saat 16:09’da 02124499658 numaralı hattan İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına arandım ve Şile'de bulunan engelliler kampına kışın ortasında davet edildim. Beni arayan arkadaşın suçu olmadığı için bahane uydurup 'ret' cevabı verdim ve telefonu kapattım. Beni çok kızdıran bu olaya tepkimi ise belediyeyi, başkanı ve Murat Ongun’u etiketleyerek Twitter'de paylaşım yaparak koydum.

2019 yılında iki kilometre yol giderek ve okul binasına merdivenden kollar üzerinde çıkartılarak önceki yönetim çok canımı yaktığı için Ekrem İmamoğlu'na oy vermiş bir tekerlekli sandalyeli olarak belediyenin ait rehberlerinden, özellikle engelli biriminden adıma ait ulaşım bilgilerinin çıkarılmasını istiyorum, yani artık sizin tarafınızdan aranmak istemiyorum. Çünkü resmen kışın ortasında davet ederek benimle dalga geçildiğini düşünüyorum, yaz aylarında başka illerden gelen başka siyasi partilere üye engelli arkadaşları Şile’de kampta ağırlıyorsunuz, ama sizde iki yıl öncesine ait Şile’ye kamp için kaydım olduğu halde beni kış aylarına erteliyorsunuz. Sanırım sorun, CHP’ye veya altılı masaya ortak olan partilerden birine üye olmamam, Ben hiçbir siyasi partiye üye değilim, çünkü bu ülkede siyasete üye olmak çıkara ortak olmaktır.

Teşekkürler 

"

26 Kasım 2021

Fark Yaratanlar’a...

Dün akşam Sabancı grubunun bir projesi olan Fark Yaratanlar’a aşağıdaki metni gönderdim, çünkü birkaç gün sonra proje alımlarını sonlandıracak. 

Benim engeller konusunda fikirlerim var, ama bunları hayata geçirebilecek bir pozisyonum yok. Ben sadece fikir veriyorum, geliştirmek ve hayata geçirmek başkalarının elinde. 

Aşağıdaki konu hakkında bu ülkenin bir projesi yok, varsa da ben bilmiyorum. Bu projeyi Sabancı grubunun imza atması çok önemli, çünkü duyarlılıkları iyi, çünkü imza attıkları her işe önem veriyorlar ve sonlandırıyorlar, çünkü her türden farkındalık için doğrudan muhatabıyla ilişkiye geçiyorlar. 


İnsanımızın, engelliler ve engeller konusunda duyarlılığının artırılması gerek ve bu konu hakkında bilgilenip bilinçlendirilmeleri gerek… Bunun için yapılması gereken ise eğitim yuvalarında küçücük beyinlere engelli farkındalığının aşılanması olmalı. 


Şu anki nesil için yapılabilecek pek bir şey yok, çünkü farkındalık beyinlere çocukluk dönemin de yerleştirilebilecek bir bilinçtir, şu an okula giden nesle doğru eğitimi verirseniz, onların çocukları bizlere karşı daha duyarlı olabilir. 


Benim fikrimse; 

Okul binası içinde veya sınıflarda engelliliği anlatan afişler tabelalar asılabilir, koridorlara duvarlara rengarenk çizimler yapılabilir veya değişik engellere sahip bireyler okul binası içinde, okul bahçesinde ve okul bahçe kapı önünde görülmeleri sağlanabilir. 


Birde bunun yanı sıra çocuklara bir eğitim verilmeli, ders gibi değil seminer gibi, engellilik konusunda eğitimli bilgili bilinçli kişiler tarafından öğrencilere verilebilir. Hatta öğrenciler bu eğitime katıldıkları taktirde sertifika veya ekstra puan alabilir. 

“ 



3.02.2022 günü bana mail yoluyla göndermiş oldukları yazı aşağıdadır... 

Sayın İlgili,

Fark Yaratanlar Programı’na olan değerli başvurunuz için teşekkür ederiz. 1-30 Kasım 2021 tarihleri arasında Fark Yaratanlar Programı’na yapılan 1.764 başvuru, Sabancı Vakfı ve Danışma Kurulu tarafından detaylıca ve özenle değerlendirilmiştir.

Bu bağlamda, adayların çalışmalarının ilham verici, yaygınlaştırılabilir, sürdürülebilir, yenilikçi, etkisi ölçülebilir ve hak temelli olması göz önünde bulundurulmuş, Fark Yaratanlar Programı’na en uygun çalışmalar bir sonraki aşamaya geçmeye hak kazanmıştır.

Tüm başvuruların kapsamlı olarak değerlendirildiği bu süreçte; çalışmanızın bir sonraki aşamaya geçemediğini üzülerek belirtiriz.

Çalışmalarınızda başarılar diler, önümüzdeki sezonlarda Fark Yaratanlar Programı’na yeniden başvurmanızı gönülden umarız.

Sevgilerimizle, 

"


19 Ocak 2020

Araç yolu ve yaya geçidi işgali...


Solda resmi bulunan aşağıda da videosu bulunan yaya geçidinin ülkemizdeki diğer yaya geçitlerinden bir farkı yok. 

Aşağıda
bulunan videodaki yaya geçidinin ülkemizdeki diğer yaya geçitlerinden hiç bir farkı yok.
Diğer yaya geçitleri gibi ayrıntılar düşünülmeden yapılmış olduğundan, hem yayalar hem araç sürücüleri bu geçidi kullanırken son derece dikkatli olmalılar.


Bu yaya geçidini seçmemdeki nedense; sorunları sıkıntıları nedeniyle bir kaç ay önce tekerlekli sandalyeme zarar vermiş olmam, bunun yanı sıra Marmaray gibi bir toplu taşıma ağına bir kaç yüz metre mesafede olması nedeniyle sürekli kazaların gerçekleşmesi yayalara ve araçlara zarar vermesi. 

1) Öncelikle belirtmem gerekli bu yaya geçidinden Kazlıçeşme Marmaray'a gitmek için karşıya kaldırımına geçmek istenildiğinde araç aralarında kalıyorsunuz, çünkü geçidin sonundaki o yeşil alan işgali kaldırıma ulaşmayı engelliyor. 

2) Bir keresinde bu yaya geçidinden tekerlekli sandalyemle karşıya geçtiğim sırada araç trafiğini yoğunluğu ve yoldaki hasar nedeniyle o yeşil alanın kaldırımına çarptım ve tekerlekli sandalyemin ayaklığını kırdım. 

3) Bu yol üzerinde ilerleyen motorlu araçlar o yeşil alan yüzünden aniden daralan yol nedeniyle yan şeride geçiyorlar ve kazaya neden olabiliyorlar. 

4) Yol boyunca doğru düzgün bir kaldırım varken, o yeşil alanda ve kaldırımında düzen bozuluyor, o bölgede ne doğru düzgün bir kaldırım var, nede doğru düzgün bir rampa. 



31 Temmuz 2019

Üç işgal bir arada...


Akşamüzeri saat 16:30 gibi evden çıkıp doğruca Marmaray'a giderken Surp Pırgiç Ermeni hastanesi önünde kaldırıma çarpıp tekerlekli sandalyemin sol ayaklığını kırdım. 

Stat parkın önünden geçip saçma sapan dik olan bir rampadan araç yoluna inip yaya geçidinden çapraz olarak hızlıca geçtiğim sırada tekerlekli sandalyemin kontrolünü kaybedip sol tekeri ilk önce orada bulunan çukura düşürdüm ve sonrasında sol ayaklığı kaldırıma çarptım.



Ne zaman o yaya geçidinden geçsem, yaya ve araç trafiğini sağa sola defalarca bakarak kontrol eder, yaya ve araç yoksa rampadan iner karşıya çapraz olarak hızlıca geçişimi yapardım. 

Bugünse kabul etmeliyim ki, biraz dikkatsizdim; çünkü hem kaldırımda yayalar vardı, hem kaldırımda bulunan bir tabelası görüşümü engelledi ve sol taraftan gelen araç trafiğini kontrol edemedim. 





Sonrasında yaya geçidini çapraz olarak tamamladım, bu çapraz geçişin nedeniyse; yaya geçidinin bittiği noktada hastane girişindeki düzenlemenin olması ve yaya geçidiyle araç yolunu işgal ediyor olması. 


O bölgede üç dört hata var... Birincisi; araç yolu geniş olduğu halde Surp Pırgiç Ermeni hastanesi kapısı önünde bulunan üç dört metre genişliğindeki işgal, hem araç yolunu hem yayanının geçişini engelliyor... İkincisi; her iki tarafta kaldırım üzerinde bulunan reklam tabelaları, hem yaya geçişini engelliyorlar hem de orada bulunan yaya geçidinde yayanın trafiği kontrol etmesini engelliyor. Üçüncü olarak o bölgede bulunan yüksek kaldırımlar nedeniyle yapılmış olan yaya geçidinin rampasının yola çok dik olarak iniyor olmasıyla tekerlekli sandalyemin tekerlerinin yere tutunamamasına neden oluyor. 


Bugüne gelirsem; tüm bu etkenler bir araya geldi ve bu kaza oluştu... Yaya ve araç trafiğini kontrol edemedim, rampadan inip araç trafiğinde birden belirdim, yolu çapraz geçtim, araç yolu ile hastanenin işgal ettiği bölge arasında olan boşluk ve bu boşluğun 15-20 santimetre genişliğinde ve üç dört santimetre derinliğinde olması. 





           
Konuyla ilgili Zeytinburnu Belediyesi'ne verdiğim dilekçem... Tıkla 

13.09.2019
Saat 15:50’de Zeytinburnu belediyesi tarafından on gün önce Çözüm merkezlerine göndermiş olduğum dilekçeme aşağıdaki yanıt geldi. 

Sayın   Abdullah Ünal, 

Yönlendirme Açıklaması: Uğur Ulusoy (Yol Bakım) tarafından Eyl 13 15:35 tarihinde tarafımızca yapılan incelemelerde söz konusu Zakir başı sokakta ve Marmaray yolu güzergahındaki yolda tretuarlarda engelli rampası ile ilgili çalışmaların standartlara uygun olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak kaldırımda bulunan reklam tabelalarının kaldırılması istenmektedir. Bu konu kültür müdürlüğünü ilgilendirmektedir. 

Yani kısaca; aşırı dik olan yaya geçidinin araç yoluna iniş çıkış rampası "standartlara uygun" olduğu, kaldırım üzerinde bulunan reklam tabelasının kaldırılması konusunda "Kültür müdürlüğü ilgilenmektedir" denilmiş. 

Bunun yanı sıra Surp Pırgiç Ermeni hastanesi kapı önünde bulunan yaya geçidi ve araç yolu işgaline nedense hiç girilmemiş, yol kenarındaki bozukluğa hiç girilmemiş, kaldırım üzerinde tam ortada bulunan ağaç ve direkler konusuna da hiç girilmemiş. 

Bilmiyorum, ama bu açıklama bana yeterli gelmediği için en yakın zamanda Zeytinburnu belediyesine gidip Uğur Ulusoy ile yüz yüze görüşeceğim. 

Konuşmanın bir bölümünde “buyurun tekerlekli sandalyemi alın kaldırım üzerinde bulunan düşünmeden yapılan işgalleri aşın, o dik rampadan inip çıkın ve en sonunda da Ermeni hastanesi işgali sonucunda daraltılan araç yolundan karşıya geçin” diyeceğim. 




Sokaktaki işgaller, engeller... 












 



24.09.2019 
Erey çay bahçesinde zaman geçirdiğim sırada saat 18:39'da iki aracın çarpışma sesi geldi ve herkes bir anda Surp Pırgiç Ermeni hastanesi önüne baktı, o bölgeye koşturdu. Hastane önünde iki araç kafa kafaya çarpışmış ve bir yaralanma olmuş ki yaklaşık beş dakika sonra bir ambulans bir de polis aracı geldi. 

Bende hemen Twitter'i açtım beş dakika içinde Emniyet Genel Müdürlüğünü ve Zeytinburnu belediyesini haberdar ederek aşağıdaki yazıyı yazıp gönderdim. 

Twitter; 
@TrafikEgm Zakir Başı sokakta biraz önce yine kaza daha oldu, çünkü Surp Pırgiç Ermeni hastanesi kapı önündeki işgal araç yolunu daraltıyor trafiğin aksamasına neden oluyor. Bakalım yetkililer ne zaman uyanacak, @zeytinburnubld verdiğim dilekçeme olumlu yanıtı ne zaman verecek. Biraz önce iki araç kaza yaptı. 10 gün önce bir motosiklet bir kadına arkadan vurup belini kırdı. İki ay önce ben tekerlekli sandalye ile kaza yaptım. 


… VE SONUNDA İŞGALLER ENGELLER ORTADAN KALKMAYA BAŞLAR; 

27 Aralık 2018

Blog Milliyet belli ki sen yolunu seçmişsin...


Dün, Ayrılıkçeşmesi Marmaray istasyonunun asansörü hakkında hem blog sayfam için hem de Blog Milliyet sitesindeki köşem için bir yazı yazdım. 

Bu yazımın içeriğinde toplu taşımalarda yetkililerin duyarsızlığından, umursamazlığından bahsettim. Özellikle Marmaray'ın Kazlıçeşme Ayrılıkçeşmesi istasyonlarında birer asansör bulunması eleştirdim. Yetkililerin hem vatandaşı hem de beni yani bir engelliyi dinlememelerinden bahsettim.

Kesinlikle ve kesinlikle hakaret etmedim, ama Blog Milliyet bu yazımı geri çevirdi. Bu geri çevirmeye neden olarak ise "cevap hakkı doğuracak olması" imiş. 

Biraz sinirlendim ve hemen Twitter'i açtım.  

"
@Milliyet_Blog Cevap hakkı doğuracak yazıları yayınlayamıyorsunuz... Anlıyorum sizi, hem de çok iyi anlıyorum. Sizde de engelli ile empati eksikliği var. Yazık.


Yazdım. 

Çünkü bir engelli olarak yaşadığım bir zorluğu sorunu birileri ile paylaşma imkanı bulmuşum ve bunu yaparken de saygılı olmuşum. Sorunu çözebilecek devlet büyüklerine söylendiğim için ve kendileri onlardan çekindiği için yazımı yayınlayamıyorlar. 

Blog Milliyet artık her şeye müdahale eder duruma geldi, sıkıldım ve artık en yakın zamanda bloglarında yazmayı bırakma kararı aldım. 

Zaten bu müdahaleleri bir kaç yıl önce başladıydı, en iyisi kendi bloğumda devam etmek. 

5 Aralık 2018

Kaldırımda çalışma ve Ahtapot gönüllüleri yine Byotell'deydi...


Marmaray'ın Kazlıçeşme istasyonuna giderken kullanmakta olduğum, Prof. Dr. Muammer Aksoy caddesi üzerinde bulunan kaldırımda bir kaç hafta önce bir çalışma oldu... Sanırım elektrik trafosuna elektrik akışı için bir çalışma yapıldı. 

Çalışma sonucu kaldırımda bırakılan bir bozukluk tekerlekli sandalyeli olan beni aşırı zorlamaya başladığı için durumu üç dört gün önce Zeytinburnu belediyesi Beyaz masasına internet yoluyla bildirdim. 


Bu bildirim sonucunda ise anında, hemen bir gün sonra geri dönüş yapıldı ve işlemlerin başlatıldığı bana bildirildi... Kaldırımdaki o bozukluğun Fen işleri tarafından keşfinin birinci gün yapıldı, ikinci gün ise o kaldırımda tekrar bir çalışma yapıldığı ve düzeltildiği bana cep telefonu yoluyla mesaj atılarak hemen bildirildi. 

Bu kadar çabuk bir şekilde böyle bir sonuca ulaşmamın nedeni; Beyaz masa'ya yazılı başvuru yapmam, belediyenin de bana bu kadar çabuk geri dönüş yapmasının nedeni; yazılı başvuru yapmam. 







28.06.2019
Sayın yetkili bir süre önce aşağıdaki konu ile ilgili yazışmış sorunu çözmüştük. Hava şartları nedeniyle mi bilemiyorum ama geçtiğimiz günlerde o kaldırım üzerindeki bu bozukluk tekrardan eski haline döndü. Şu an kaldırım hizasından 2- 3 santimetre aşağıdadır. Bu benim ve bebek arabalı bireyler içinde zorludur, sağlıklı vatandaşın ayağının takılması sonrası içinde sorun. 

Teşekkür eder, gereğinin yapılmasını arz ederim. 





Ahtapot gönüllüleri yine Byotell'deydi... 

21.10.2018 saat 02:00 civarı  cep telefonumu saat 08:00'e kurup uyudum, saat 08:00 olmasına on beş dakika kala uyandım. 

Bu artık bana yapıştı, sebebini bilmiyorum ama cep telefonumun alarmı çalmadan gözlerimi açıyorum.

Annemin gelmesiyle üzerimi giyinmem, lavabo ve tuvalet ihtiyacımı görmem derken saat 08:50’de kardeşimle babam beni anca evden dışarıya kapı önüne çıkartabildi. 

Sonrası bana ait olduğu için bende neredeyse hiç duraksamadan ilk önce Marmaray Kazlıçeşme’ye oradan Ayrılıkçeşmsi’ne ulaştım. Asansörlerde bir sorun çıkmadan Kadıköy Tavşantepe metro ağının Ayrılıkçeşmesi istasyonuna kadar sorunsuz ilerledim. Ayrılıkçeşmesi metro istasyonuna iniş yapmak isteyeceğim asansör önünde beklerken Ahtapot gönüllüsü olan Seniha ile karşılaştım onunla öncelikle sağlıklıların asansörü kullanmasına izin verdikten sonra ikinci gelen kabine binip aşağı indik. Ve ilk gelen trene binip Kozyatağı’na on dakikada ulaştık, Acıbadem istasyonunda bize Orkun’da katıldı.

Resmen gönüllü toplayarak toplantıya gidiyorum… :)

Ufak tefek aksilikler sonrası yine de tam zamanında saat 09:50 civarı Byotell’deydik… İlk önce iki kat aşağı inmek için asansöre yöneldik ve kabine girdik. Bizim arkamızdan bir otel görevlisi de elinde tepsi ile beraber asansör kabinine girdi. Otelde gideceğimiz kata gidecek olan yere üç asansör var ve benim tekerlekli sandalyemin rahatça girip çıktığı sadece bir kabin var. Daha biz düğmeye basmadan o görevli 14. katın düğmesine bastı ve asansör yukarı çıkmaya hareketlendi. Çare yok asansörün o kata çıkmasını bekledik ve sonra eksi ikiye basıp toplantının yapılacağı kata anca inebildik. Kata geldik, ama bir türlü salonu bulamıyoruz çünkü bu sefer toplantıyı eksi katta yapmaya karar vermişler.

Saat 10:05’de salonun yapılacağı kapının önündeydik ve saat 10:15 civarı toplantı başladı... İlk önce LADEG'in hazırladığı ailesinde farklı bireyler olanların sunumlarının olduğu bir klibi izledik. Bir saati aşkın süre sonra klibi izledikten sonra Pınar ve Sema ile karşılıklı söyleşi yaptık, ötekileştirmeyi sorguladık. Onlar kendilerini anlattılar, biz merak ettiklerimizi sorduk.

Bir ara saat 12:00 civarı ara verip yemeğe çıktık... Yemek sonrası ihtiyacımı gidermek için engelli tuvaletine gittiğimde gördüm ki kapısı kilitli, yaklaşık on dakika bekledikten sonra bir görevli gelip kapıyı açtı. Bu otelde bile sağlıklılar o tuvaleti kullanıyor ki o kapı kilitleniyor. 

Bugün toplantı sırasında otelin lokantasında hep beraber yemek yediğimiz sırada yanımda oturan bir hanımefendiyle engeller konusunda sohbetimiz sırasında bana "evet, asansörlerin durumu çok kötü, hatta bir kaç yıl önce Yenikapı metro istasyonunda bir engelliden önce asansöre giriyorlar" dedi, bende "evet o olayı biliyorum ve hatta o engelli bendim ve o olay Vedat ile tanışmama neden oldu" dedim. Öyle şaşırdı ki öyle şaşırdı ki, inanamadı. 

Yaklaşık bir saatlik yemek arası sonrası Birce arkadaşımız bize yirmi gün kalan İstanbul maratonu ile ilgili tüyolar verdi, dernek ve vakıflar hakkında dağarcığını paylaşıp biz katılımcı Ahtapot gönüllüleri derneği üyelerine bağış nasıl toplanır veya bireysel bağışçılık hakkında raporlar sundu.

Seniha ve İlknur, Hatay Reyhanlı'da mültecilere yapılan yardımı anlattılar, teslimat sırasında orada yaşadıklarını paylaştılar. Saat 16:30'da toplantı sona erdi. Son olarak da önümüzdeki hafta kutlamasını yapacağımız Cumhuriyet Bayramı için resim ve video çekimi yaptık. 

1996 yılından bu yana olmayan adaleti arıyorum...

Evet evet! Herkes gezip tozarken, yiyip içip sağa sola sıçrarken, ben bu pencerede otuzuncu yıla girdim... Bu pencereden 30 yıldır bu ülkede...