Artık rahat bırakın şu eğitimi…
Türkiye’de okumak zordur… Okumak zordur, çünkü Türkiye’de doğru dürüst bir eğitim ve öğretim sistemi yoktur.
İlk ve ortaokulu orta derece ile bitirmiş bir öğrenciyim… 1990 yılında lise eğitimine başladım, 1995 yılında da liseden ayrıldım. Yani beş yıl kadar bir lise eğitimim oldu. Bu beş yıl içinde de çok başarılı bir öğrenci olduğum söylenemez. Ama burada asıl dikkati çekmek istediğim konu, bu beş yıllık süre zarfı içinde üç defa sistem değişti. Olansa benimle beraber okuyan öğrencilere oldu, birçok kişinin yaşamı hayalleri planları mahvoldu.
Her yeni gelen hükümet kendisine uygun olan yeni bir eğitim sistemi kanunu çıkartır ve yürürlüğe sokar. Hükümeti bırakın, her yeni gelen Milli Eğitim Bakanı bile kendi istediği sistemi yürürlüğe koymaya başladı. Ne zaman bakan değişse, eğitimde sistem değişikliği oluyor ve tüm her şey karışıyor. Bu benim okuduğum yıllarda da böyleydi şu anda da böyle. Eğitimin sistemi değil Milli Eğitim Bakanlığı kadrosundan tutun il müdürlüklerine okul yöneticilerine kadar tüm kadro değişir.
İki binli yıllarda olduğumuz şu yıllarda da bu düzen böyle devam etmekte, eğer Milli Eğitim Bakanlığı, Cumhuriyetin kurulduğu tarihten itibaren hep aynı yönetimin yöneticileri tarafından yönetilseydi, bu sorunlar yaşamaz ve geleceğimiz emin ellerde olurdu.
Öğrenciler ve eğitimciler artık bıktı, ikide birde değişen bu sistem herkesi eğitim ve öğrenimden soğuttu. Yakın zamanda doğru düzgün bir sistem oturtulmazsa eğer, Milli eğitim bakanlığının kapısına kilit vurulabilir. Bakmayın bu sorun çok büyük, her üç dört yılda bir eğitim sistemi değişiyor. Sistem değişikliği yüzünden bu ülke yıllardır doğru dürüst öğrenci eğitimci bilimci yetiştirmiyor.
Bir çocuğun oyuncağı ile oynaması gibi, canı sıkılan sistemi ve kadroyu değiştiriyor.
1976 İstanbul doğumluyum, yaşamımı halen İstanbul'da sürdürmekteyim. Yirmi yaşında Anevrizma'dan dolayı beyin kanaması geçirdim, yarım saat içinde bir acil servis doktorunun karşısındaydım, ama buna rağmen ilgisizlik nedeniyle yaşamımı tekerlekli sandalyede sürdürmekteyim. His kaybı olmayan sol tarafı felç bir kişiyim. Sorunların ve zorlukların üzerine giderek çözüme ulaşan ve engelli bireyler için farkındalık yaratmaya çalışan bir aktivistim. BİZLER ENGELLİ DEĞİLİZ, BİZLER ENGELLENİYORUZ.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1996 yılından bu yana olmayan adaleti arıyorum...
Evet evet! Herkes gezip tozarken, yiyip içip sağa sola sıçrarken, ben bu pencerede otuzuncu yıla girdim... Bu pencereden 30 yıldır bu ülkede...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder