Yaklaşık 19 yıllık tekerlekli sandalyeli bir engelliyim, engelli yaşamının büyük bir bölümünü evde geçirdikten sonra son beş yılını akülü tekerlekli sandalyesi ile sokaklarda sosyal yaşama katılmaya ve kendini topluma kazandırmaya çalışan bir bireyim.
Aslında kendisi için bir şeyler yapmaya çalışan biri gibi gözüksem de, ben gelecekteki engelliler ve sağlıklar için farkındalık yaratmaya çalışan biriyim. Benim yaşadığım zorluğu sorunu sıkıntıyı geleceğimiz yaşamasın diye uğraşan bir kişiyim.
Ben "engelli" kelimesini kullanırım ve bu kelimenin bizlere daha uygun olduğunu düşünen bir kişiyim.
Bizler; binalarda ve mağazalarda, kaldırımlarda ve rampalarda, trafik ışıklarında yaya geçitlerinde, toplu taşıma araçlarında ve istasyonlarında, parklarda bahçelerde, sinemada tiyatroda müzede, kısacası yaşamın her yerinde engelleniyoruz, bizi engelliyorlar.
Bizler için ayrılmış park yerlerine park ediliyor, bizler için yapılmış rampalar kullanılıyor, bizler için yapılmış tuvaletler kullanılıyor, bizler için yapılmış asansörler kullanılıyor.
Belediyelerimiz, kaldırım, rampa veya sarı çizgi yapmayı bilmiyor, insanımız kaldırımda rampada yürümeyi bilmiyor, şoförler aracını nasıl kullanacağını nereye park edeceğini bilmiyor.
Bu toplumun tepeden tırnağa eğitilmesi bilinçlendirilmesi gerek, şu anki nesil için yapacak pek bir şeyin olduğunu sanmıyorum, ama şimdilerde ilköğretime başlayan minik beyinlere “engelli” bireyler doğru düzgün tanıtılırsa eğer, yirmi otuz yıl sonraki sağlıklılarımız ve engellilerimiz çok daha farklı bir yaşama kavuşur.
1976 İstanbul doğumluyum, yaşamımı halen İstanbul'da sürdürmekteyim. Yirmi yaşında Anevrizma'dan dolayı beyin kanaması geçirdim, yarım saat içinde bir acil servis doktorunun karşısındaydım, ama buna rağmen ilgisizlik nedeniyle yaşamımı tekerlekli sandalyede sürdürmekteyim. His kaybı olmayan sol tarafı felç bir kişiyim. Sorunların ve zorlukların üzerine giderek çözüme ulaşan ve engelli bireyler için farkındalık yaratmaya çalışan bir aktivistim. BİZLER ENGELLİ DEĞİLİZ, BİZLER ENGELLENİYORUZ.
13 Mart 2015
“Engelli” miyiz, yoksa “engelleniyor” muyuz?
Labels:
aktivist,
asansör,
bilinç,
disable,
dreams are happening,
duyarlılık,
engelli,
farkındalık,
özürlü,
rampa,
sakat,
sepsi,
Tekerlekli sandalye,
wheel chair,
writing life,
yaşamını yazıyor
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1996 yılından bu yana olmayan adaleti arıyorum...
Evet evet! Herkes gezip tozarken, yiyip içip sağa sola sıçrarken, ben bu pencerede otuzuncu yıla girdim... Bu pencereden 30 yıldır bu ülkede...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder