Dün itibariyle Barış ve Demokrasi partisi BDP vekilleri, Halkların Demokrasi partisi HDP’ye geçti. Bu geçişin nedeniyse her iki parti vekillerinin de aynı siyasi görüşe sahip olması ve tek bir parti çatısı altında toplanmak istenmesi.
Ben, her ne kadar; her türlü görüşe saygı duyan, her türlü düşünceye hoşgörüyle ılımlı bakan biri olsam da, bu partileri ve vekillerini pek sevmem. Bunun nedeni her iki partinin vekillerinin “Kürt kökenli vatandaşı temsil ettiği” söyleminde bulunup, örgüt kurucusu Abdullah Öcalan’a ve PKK terör örgütü ile sıkı ilişkilerde bulunmalarıdır.
Bu ülke vatandaşına, askerine ve polisine otuz yıl boyunca terör uygulayarak acılar çektirmiş, acımadan on binlerce insanın canını almış, evlerinden etmiş ve ülkenin doğu bölgesinin gelişmemesi için elinden geleni yapmış bir terör örgütünün ve o örgütü savunan vekillerin barış sevdalısı olduğuna asla inanamam.
1976 İstanbul doğumluyum, yaşamımı halen İstanbul'da sürdürmekteyim. Yirmi yaşında Anevrizma'dan dolayı beyin kanaması geçirdim, yarım saat içinde bir acil servis doktorunun karşısındaydım, ama buna rağmen ilgisizlik nedeniyle yaşamımı tekerlekli sandalyede sürdürmekteyim. His kaybı olmayan sol tarafı felç bir kişiyim. Sorunların ve zorlukların üzerine giderek çözüme ulaşan ve engelli bireyler için farkındalık yaratmaya çalışan bir aktivistim. BİZLER ENGELLİ DEĞİLİZ, BİZLER ENGELLENİYORUZ.
30 Nisan 2014
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1996 yılından bu yana olmayan adaleti arıyorum...
Evet evet! Herkes gezip tozarken, yiyip içip sağa sola sıçrarken, ben bu pencerede otuzuncu yıla girdim... Bu pencereden 30 yıldır bu ülkede...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder